30 Kasım 2009 Pazartesi

8 Kasım'da Hüzün


Nasıl başlasam nereden girsem bilmiyorum. Haftalardır oynanan güzel futbol, izlediğimiz gollü maçlar, üst sıraları zorlayan bir takım halini almıştı Lüleburgazspor. Bandırma maçına çıkarken ümitliydim, ümitliydik. Takım gol atıyor, kazanıyordu. Coşuyordu, coşuyorduk.

Bandırmaspor ligin zirvesindeki takımdı. Lider olarak geliyordu ama ne liderler görmüştük şimdiye kadar 8 Kasım Stadından lider olarak ayrılamayan. Yine öyle düşünüyoruk, iddialıydık...

Maça tutuk başlamamıza rağmen, 2. yarıların takımıydık ve 2. yarılarda farka gidiyorduk. Umutlandık da umutlandık maç boyunca. Pozisyona giremiyorduk ama pozisyonda  vermiyorduk. 20. dakikada bir pozisyon verdik topu ağlarımızda bulduk. Olsun daha koskoca 70 dakika vardı ve biz 2. yarılan takımıydık, alacaktık. Beklediğimiz gibi ilk yarıyı yine gol atamadan kapattık.

2. yarı başladığında yavaş yavaş söndü içimdeki ümit. Ne daha önceki haftalardaki gibi saldırıyorduk ne de pozisyona girebiliyorduk. Sezonun en kötü futbolunu oynuyorduk yani. Sağdan soldan bindirdiğimiz ataklar korner bayraklarının önünde eriyip gidiyordu. Etkisizdik kornerlerde, hava toplarında. Hatta en iyi yaptığımız atakları bile beceremez hale gelmişti takım. Öyle sade bir futbol oynuyorlardı ki biz saç baş yoluyorduk. 2. yarının da yarısı geçmişti böylece. 70. dakikada ceza sahası içinde Talha'nın önünde kaldı top, çok da güzel vurdu topa ama defans elle kesmişti ve penaltı kazandık. Talha topun başındaydı ve tam köşeye yolladı 1-1. Stad yıkılıyordu neredeyse. Herkes karşısına kim çıkarsa sarılıyordu. İlk önüme gelen insana sarıldım ben de hiç bakmadan, sonradan farkettim sarıldığım yöneticiymiş.

Sevindik... Ama daha Pınarbaşı giremeden yedik yine golü. Göremedik de golü nasıl yediğimizi. Sahaya yüzümü döndüğümde top kalecimiz Burak'ın üzerinden süzülüyordu. Çok güzel bir yere gitti sadece buydu gördüğüm. Stadta ölüm sessizliği vardı, herkes susmuş maçın ne olacağını bekliyordu.

Bandırmalı futbolculara bir kaç sözüm olacak. Golü atmışsın ve sevinmek hakkın eyvallah. Be adam ne diye gelip rakip takım seyircisi önünde sevinirsin ?
Amacın ne ?
Oradaki insanları provake etmek mi ?
Bir olay çıksa ne olacak ? Ne yapacaksın ?
2. Golü bulamadık ama sonrasında çok saldırdık. Sağ kanatta Tandoğan'ın yokluğunu çok fazla hissettik. Makina gibi işleyen sağ kanadımızdan eser yoktu Bandırma maçında. Olsun canları sağolsun aslanların. Aslanlar gibi mücade ettiler. Olan benim atkıma oldu.

Bandırmalı bir kardeşimle iddiasına girmiştik. Biz yenersek ben onun atkısını alıcaktım, onlar yenerse o benim atkımı. Maçtan sonra gidip verdik atkıyı sözümüzden dönmeden. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın misali.

Yükselme grubu olanağımız kalmadı. Bundan sonra toplayacağımız puanlarla klasman grubunda üst sıralarda yer bulmaya çalışacağız. Amacımız Klasman grubu şampiyonluğu artık, hayırlı olsun hakkımızda.

Not : Resimler düştüğünde eklenecektir..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder